Bugünlerde bir tuhafım. Aslında bir o kadar da normal...
Günde 10 saat uykuyla yetinmeyen adam son olarak 3 saatin ardından uyanıyorsa ve 1,5 saatlik çabaya rağmen tekrar uyumayı başaramıyorsa ne demeli? Öyle ki, iki gündür güneşin ilk saatlerine erişmek ve balkondan kafamı çıkarınca burnuma gelen mazot kokusunu sinmek daha farklı bir durum...
Halbuki ben gözlerime güneşten önce senin girdiğin sabahları bilirim. Burnuma sinenin sana duyduğum hislerin sarhoşluğu olduğunu bilirim.
Böylesi bilindik şeyler varken uyutulmamak gerçekten tuhafmış, iki gündür anlıyorum. Anlamsız iç çekişmelerim varmış meğer benden gizli... Bir boyuttan, bir aşktan ötekine geçmek böylesi garipsenecek bir durummuş, sayende anlıyorum. Öteki aşk yok tabi ortada, üzülme! Ya da ne bileyim sevinme! Ama bir geçiş olduğu aşikar... Nerden yola çıktığımı biliyorum da nereye gidiyorum hala anlayamadım. Buna rağmen gayet sakin bir şekilde başıma gelecekleri bekliyorum. Sensizliğe alışmış olacağım günleri bekliyorum belki de...
Tüm bunların yanında bir başka ihtimal daha var... Ama her bekleyişimde gelmeyen şeylerin bolluğundan bu da bir sürprizmiş gibi geliyor bana. Öyle ki kandildi bu gece ve ben dua etmedim sen için. Allah'tan seni dilemedim; her kandilde ettiğim dualar kabul olmuyor ümitsizliğiyle. Kızma, ne diyelim; Allah affetsin...
İşte o diğer ihtimale gelelim... Sen! Sensizliğe yol aldığımı sanarken kalbim 'bir ihtimal daha var' diyor. Belki bu sefer gerçekten akışına bırakıyorum ya, bu süreç beni sana çıkaracaktır. Ama yine de unutmayalım ki bu bir sürpriz hali...
Son yıllarda hayatımdaki tek ihtimal olarak gördüğüm sen, artık diğer ihtimalsin. Bilmem, belki de yoruluyorum artık! Yoruluyorum ve senli yaşamak ihtimali tek olmaktan diğer olmaya doğru geçiyor. Hayat geçiyordu hep, değişmeyen kalmıyordu ya hani, belki ben de buna teslim oluyorum. Ben de senli olma şartından sensiz olma ihtimaline geçiyorum. Geçiyorum ki galiba bu yüzden uyuyamıyorum. Dilim söylemese de bilinç altım haykırıyor çünkü onu yavaş yavaş duymaya başlıyorum. Senli yaşamak ihtilalinden vazgeçtim, sensiz olma ihtimaline alışıyorum...
"Senli yaşamak ihtilalinden vazgeçtim, sensiz olma ihtimaline alışıyorum.."
YanıtlaSilçok güzel yazıyorsun aslında..neden şu an yazmıyorsun, keşke yine yazmaya devam etsen fikrimce...deneme yazılarında çok başarılısın..
yüreğine sağlık..kalemine kuvvet..
editörlük nasıl gidiyor?
selam ve dua ile..
not;keşke şu kelime doğrulamasını kaldırsan:)
derin, seni buralarda görmek şaşırttı beni...
YanıtlaSilövgün için teşekkür ederim. son dönemde yazasım gelse de üşengeçlik ve koşturmaca mani oluyor yazmama. bir de derin konularda yazmak için gereken ilham çok sık gelmiyor artık. yine de söylediğini dikkate alacağım.
editörlük ise aynen devam ediyor.
dipnot: kelime doğrulamasını kaldırdım.
adettendir gelene gidilir bizde:)
YanıtlaSilbendeki öyle değil tabi..ben pek fazla adetlere uyan biri olmadığım içim benim tek sorunum yorum yazma özürlü olmam....bir de zaman meselesi var o da ayrı bir konu...
bu arada ilham demişsin ya hani, ben bu bizim ilhama pek güvenmiyorum aslında, ortalardan bir kayboluyor sonra bekle ki gele:)..yani en azından bende öyle oluyor...kalem elden bir kere düşmeyegörsün, sonra kaleme uzanmak çok zor oluyor inan..hatta bazen iki kelimeyi bir araya getirip konuşamıyorsun bile..
öyle işte...neyse..hakkını helal et lütfen; lafı çok uzatmayayım..
son bir soru,gazetende yazıyor musun peki?
misafirliğin kısası makbuldür deyip hemen gidiyorum..
Allaha emanetsin..
selametle..
anladım... ilham mevzusunda haklısın. hakikaten kalem elden düştü mü zor geliyor...
YanıtlaSilhelal ettim, ne demek!
gazetede yazmıyorum, özel sebepler var... şuraya göz atabilirsin: http://www.bizimbeyoglu.com.tr
eyvallah, görüşmek üzere...