'Gidenin Ardından' başlıklı yazımda Allah rızası için sevmeye değinmiştim. Bir bölümde şöyle demişim:
"Sen gidince seni Allah rızası için sevmediğimi fark ettim. Seni ne için sevmiştim?"
İnanmak bambaşka bir duygu. Mantığı, açıklaması pek yok. Her şey kalbin zihne hükmetmesiyle oluyor. Biz o tarifi zor hissin kaynağına kalp diyoruz; ama onun gönül gözü veya vicdan kelimelerini de barındıran değişik manaları mevcut. İşte o hissiyat, inancın temel adımlarını oluşturuyor.
Yukarıda bahsettiğim yazının döneminde öne çıkan bir fikrin yazılı halini paylaşmak istiyorum.
Ve tamamen bittiğini anladığımda ardından şöyle dedim:
- Demek ki Allah razı gelmedi.
NOT: Hani olmaz ya, merak eden olursa... Ben hep buralardayım; lakin bedenim kayıp. İnanmıyorsan şarkılara sor.