15 Nisan 2010 Perşembe

O GÜNÜ BEKLİYORUM

O günü beklersin,
Tek bir günü...

Acılar çekmişsindir
Yahut gözyaşları dökmüşsündür
Umurunda değildir yüreğin.
Zihnin karmaşık sorularla boğuşsa da
Tek bir şey ister gönlün.

Beklersin günleri saya saya.
Hatıraları düşünüp üzülürsün;
Ama gelecek güzel günler var ya
Ümitle beklersin yine de.

Evet, özlüyorum.
Zamanı çektim üstüme
Bekliyorum.
Neler olacak bilmezken,
Bilinmeze giderken
Bekliyorum gelsin o gün.
Ve sadece inanıyorum ki
Her şey güzel olacak diye!

4 Nisan 2010 Pazar

GİTTİN Mİ?

Her sabaha acıyla uyanıyorum. Sen gittin gideli sabahlarım daha acı gecelerimden. Küstüğüm geceleri seninle tekrar sevmiştim. Sabahlara seninle uyanmak ne güzeldi! Artık hiç uyanmak istemiyorum. Bir an önce gece olsun istiyorum. Gece yattığımda rüya görmek istiyorum, rüyalarımda sen olsan! Ve ben hiç uyanmasam, sonsuza dek...

Gittin, ben dağıldım. Bilirdim, gitsen zor olacaktı hayat. Ama bu kadarını tahmin edemedim. Kandırıldım mı, bilemedim. Sevildim mi, bilemedim. Bildiğim; seni çok sevdim. Sen gittin, ben dağıldım. Aşık olurken düşen gardımı tam almak üzereyken yerle bir oldu yüreğim. Şimdilerde düşündüğüm iki şey var. İntikam almak bana yakışır mı? Yoksa sana da çektiğim kadar acı mı çektirmeliyim? Yapabilirim. Ve yaparım bilirsin!

Sen, hassas bir melektin. Sen, çıldırmış şairlerin titreyen mısralarında bahsettiği o periydin ve benden şairin olmamı istedin. Artık acıların şairi bir kalp bıraktın geride.

Ben ki seni sevmekten suçluydum, sen ki adaletsiz dünyanın acımasız yargıcı oldun. İttin beni! 3 günlük dünyanın 3 günlük tutkusuyla, tüm çektiğim acıları görmezden gelircesine, sevmelerime son verdin. Sevmek bir emekti bende, emeklerimi çiğnedin. Ben tek bir karar verdim bugüne dek: "Seni sevmek ve bunun için yanında olmak." Sense kendinden çok benim yerime karar verdin. Sevmelerime karıştın. Yanında olup olmamamı sen belirledin. Ben hep yanındaydım da, sesini duymama bile sen karar verdin. Yine de biliyorum, sen hala bir meleksin...



Bilir misin; kartallar acı çeker. Acı çeker kartal; çünkü bir seçim yapmak zorundadır. Ya ölümdür seçeceği ya da yeniden doğmak, tekrar uçmak. Sen benden kartal olmamı istedin; kanatlarını sana açan, seni koruyan bir kartal... Ben de ölmek istemedim, acımı bitirdim ve yeniden doğdum. Senin için, sana doğdum. Yükseklerden uçtum, hep yanında oldum. Ta ki sen 'git' diyene kadar...

Ben gitmek istemedim her defasında. Sense gitmemi istedin her acında.

Aklıma düşüyorsun her sabah. Uyandığımda buruk yüreğim. Kahvaltılarım sessiz, yaptıklarım anlamsız. Dostlar arıyor arada. Dünya iletişim çağında ya; internetten meşgul ediyor arkadaşlarım. Sonrasında zaman yine bana kalıyor, ben de zamana... Ve sen düşüyorsun yine gönlüme. Yine bir acı sızlatıyor içimi. Evet ben bir melankolik, bir mazoşist! Acı çekmek en iyi yaptığım şey olsa gerek! Bugünlerde senden çok şarkılar yanımda. Sözlerinin her satırında seni bulduğum şarkılar dinliyor beni artık! Ben de şarkıları...

Gittin ve ben bittim. Ama son sözümü söylemedim. Bu yüzden soruyorum: "Sen gerçekten gittin mi?"