13 Mart 2010 Cumartesi

ÜZGÜNÜM

oyunun en güzel yerinde zil çalınca üzülürdük ya, öyleyim...


kaybettikçe bi çentik attı
alnımın üstüne tanrı
büyüdün dedi
bu yağmurlar bu yüzden..



elimden tutup karanlıktan aydınlığa sen çıkardın.. bana yürümeyi öğrettin yeniden.. ama düşünce 'artık yanında değilim' dedin..
işte acıydı bu; kanayan dizlerimi ağrıtandan çok kalbimi sızlatan bir acı..

Üzgünüm sevgili okur!

Yazamıyorum. Son iki haftada yaşadıklarım düşünmemi, hissetmemi karmaşıklaştırıyor. Acı çekmek özgürlük değil, öyle olsa durur mu ellerim? Bunun yanı sıra, hayata karşı üşengeç bir hal aldım, farkındayım. Üzgünüm kalemim, üzgünüm kağıdım. Ne yazabiliyorum, ne de okuyabiliyorum. Ancak alıntılar yapabilirim sizlere: "Bir kıyamet böldü uykularımı; geceyi aşamadım. Umuttu, sevinçti yarının adı; ben dünlerde kaldım."

Bir yanda kalbim, diğer yanda yüreğim. Kalbim romanesk isyanlarda, yüreğim zihinsel gururumun peşinde. Gecelere küsmek üzereyim, sabredin. Sebep mi? Sebebim "Cano." Biliyorum, "O yoksa, yazı da yok!" dememeliyim size. Ama yazamıyorum.

En kısa sürede yazmak ve paylaşmak ümidiyle...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder