3 Mart 2010 Çarşamba

BU ŞEHİR

10 Şubat'ta kaleme aldığım bir yazı...

Film izlemek istiyorum artık, bir kitap okumak... Gezmek için dışarı çıkmak istiyorum, boğazı seyretmek... Vapura binmek istiyorum, ufukları selamlamak, martılardan kaçmak... İnsanları izlemek istiyorum, içlerinden ve dışardan. Meydanlara gidip aralarına karışmak, bir pencereye çıkıp onları yukardan izlemek istiyorum. Dar sokaklarda kaybolmak istiyorum, top oynayan çocuklara yol sormak... Sahile inmek istiyorum, karşı kıyıyı seyretmek... Fotoğraf çekmek istiyorum. Çektiklerime tekrar bakıp hasret gidermek için! Galata’ya çıkmak istiyorum, keşke merdivenleri olsa! İstanbul’a bakmak istiyorum dört bir yandan, her yeri görmek istiyorum.



Sonra gitmek istiyorum artık, bu şehri sana bırakmak... Kendimi yollara bırakmak istiyorum, otobüslere, trenlere... Denizden uzak bir yer istiyorum; artık denizi seyretmemek için, bu şehri hatırlamamak için. Ama olmuyor! Gitsem olmuyor, çünkü gidip de geriye dönesim geliyor. Bu şehirde herkes kendi hikayesini en acıklı sanıyor ya, ben de ondan korkuyorum ağlamaya. Ben de mi öyle zannediyorum acaba?

Olur da gidersem eğer, biliyorum döneceğim ya, utanıyorum. Utanıyorum İstanbul’a tekrar dönmekten, neden gittin diyenlerden, gitme diyenlere dönmekten... Gitmek mi zor, kalmak mı bilmiyorum. Ama gitmesem oluyor bir şekilde. Çünkü hayatın akışına her kapıldığımda gitmek aklıma gelmiyor. Sen istemesen de bu şehirde beni, gitmememi isteyen birileri hala var çünkü!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder