1 Kasım 2011 Salı

OYSAKİ BEN...

Geçen yıl bir işte çalışırken elimde kağıt kalemin olduğu anlarda karaladığım satırlar vardı. Kağıt ve gazete yığınlarımın arasında rastladıklarımdan birinde o satırlardan bir demet sunan alttaki şiir yazıyordu. Onlarca isim ve sayının arasında bir kare içerisine yazılmış, hiçbir kelimesi karalanmamış, tek seferde dökülmüş cümlelerim... Şiire kötü bir giriş yapmışım; ama sonradan akışı iyi gitmiş.

Yazdığım her özgün yazının bir kenarına veya altına muhakkak tarih atarım; ancak bu şiirde bir tarihe rastlamadım. 2010 yılının Eylül veya Ekim ayına ait olduğunu tahmin ediyorum. Bir dönemimi iyi anlattığına hala inandığım için de sizlerle paylaşıyorum...

Bir zamanlar severdim
Candan severdim
Şimdi 'seviyorum' diyemiyorum sana
Ama 'sevmiyorum' da diyemiyorum

Nedendir bu efkar içimde?
Şarkılar mı çalmıyor artık,
Bu mevsim mi yanlış yoksa?

Oysaki ben severdim seni...
Şarkılar söyler, özlerdim
Mevsimler geçer, beklerdim
Ama şimdi diyemiyorum sana:
Seni seviyorum.

Oysaki ben seni severdim!

3 yorum:

  1. sevgilerde egreti artik, mutasiyona ugruyor ve degisiyor keza.

    *

    'Onlarca isim ve sayının arasında bir kare içerisine yazılmış, hiçbir kelimesi karalanmamış, tek seferde dökülmüş cümlelerim...'

    has olan bu bence .. !

    YanıtlaSil
  2. Lô - Lâ;
    hoş geldin.
    sevmek benleştikçe (bencilleştikçe) maneviyat daralıyor. bu yüzden çoğu zaman dediğin gibi eğreti duruyor...

    YanıtlaSil
  3. Hos bulduk efendim ..

    Maalesef ki oyle artik. Sevgilerde sentezlenmis durumda ...

    YanıtlaSil