Sevda, beklemektir yolu. Çünkü aşk yoldur, aşık yolcudur. Sevda, beklerken sabretmektir. Aslolan yolu ve yolcuyu büyütmektir. Büyüyen yolda sabrını zorlayan engelleri de aşmaya çalışmaktır sevda.
Sevda aşığın gönlündeki yardır. Aşığın kalbidir. Yari düşlemektir, yarin gözlerini özlemek... Yarin ellerini tutamadığında alevlenir sevda. Tuttuğunda ise zaten kendini kaybetmişsindir.
Sevda umuttur; bir gün vuslata ereceğinin umudu... Herkes başka sever, başka sevdalanır. Herkesin kendi sevdası vardır. Ama seninkisi hep güzel olandır. Senin sevdan en kutsal olandır. Çünkü sen yaşarsın sevdanı. Çünkü senden başka kimse bilemez hissettiklerini, hissedeceklerini.
Yol sonsuzdur. Sevda uçsuz bucaksızdır. Ancak yol güllerle kaplı değildir hiçbir zaman. Engeller vardır aşılması gereken, yan yollar vardır tahrik eden. Eğer ki geçebilirsen bunları, bir gün müthiş bir yere varacaksındır. Bu yerde yar seni bekler; yarin elinde güller, güllerde yine dikenler... Ama yol sonsuz ya, kalan yolu birlikte gideceksiniz; ellerde güller, güllerde dikenler. Olsun yar yanında ya, fark eder mi?

Sevdalar ölmez mi peki? Ölür, ölür de ne zaman? Sevda vazgeçince biter, yol bitince değil... Ama sen asla vazgeçmezsin, kalbin vazgeçer. Kalbin senin her şeyindir ya!
Bazılarının sevdası ölmez. Kalbe gömülür, yine de ölmez! Çünkü kalbe gömülen sevda hep yari saklar içinde.
Benim sevdam da kutsal. Biliyorum yolum da hala uzun. Henüz vazgeçmedim ya, hala sana gelen bir yolcuyum. Biliyorum bir gün buluşacağız. Elini tutunca kendimi kaybedeceğim. Sonra yola birlikte devam edeceğiz; elimizde güller, güllerde yine dikenler. Olsun sen yanımda olacaksın ya, fark eder mi?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder